Kayıtlar

Haziran, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ÜNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ : AMA NASIL?

Üniversite sanayi işbirliğini duymayan yoktur, üniversite bilgilerini sanayi de tecrübelerini paylaşarak bir sinerji oluşturacak ve bundan herkes karlı çıkacaktır. Bir zamanların meşhur prensibi kazan-kazan (win-win) durumuna ne de uygun bir durum değil mi? Mantığa biraz sığmasa bile herkes kazanacak, en azından bu karlı işbirliğinin tarafı olanlar kazanacak diğerleri kaybedebilir.
Efendim Üniversite-Sanayi işbirliği aslında Üniversite-Şehir işbirliğinin bir alt kümesini oluşturur. Şehirle münasebeti yoksa üniversitenin muhtemelen sanayi ile de olmayacaktır. Mahallenin bakkalını, fırınını, lokantasını, çay evini bilmiyorsa üniversite unutun siz işbirliği ve herkesin kazandığı o senaryoları. Şehir ve üniversite muhabbet kuramamışsa, şehrin geleceğini önemseyemiyorsa üniversite işbirliği neden olsun ki? Üniversite sanayiyi küçümsüyor ve sanayi üniversite hocalarının bilgisini yetersiz görüyorsa ne olabilir ki, ne yapılabilir ki…
Ortaklık anlamında sıklıkla karşımıza çıkan şöyle bir durum …

Kadir Dayıma Son Görev ve Telinde Bir Gün

Resim
Dünün yorgunuydum sabah uyanmaya çalışırken fakat görev bilinciyle olsa gerek kendimi biraz da zorlayarak saat 07:30’da kalktım sıcacık yataktan.  Dün gece üçte yatabilmiştim ancak, uzun ve yorucu Yozgat yolculuğundan dolayı…
Kalktım, hazırlandım, hatta okula kadar gittim fakat göreve gecikmiştim bunca çabaya rağmen. Bina sınav sorumlusu “görevinizi başkasına verdik” deyince durmama gerek kalmadı. Gidişte hızıma inat tembelce dönüş yoluna düştüm. Ailemde yorgundu benim gibi, hala uyanmadıklarını düşünerek Sivas’ımızın mesire yerlerinden Aksu'da yer alan, evime de yakın olan Aksu Cafe’ye gittim. Mütevazi bir kahvaltı yapacaktım aslında ama en mütevazi kahvaltı kahvaltı tabağından başlıyormuş. Açık büfe hizmeti de varmış fakat en az iki kişi olmak gerekiyormuş vesselam. Kahvaltıdan aklımda kalan iki bardak çay oldu, uykulu vaziyette kahvaltının da tadı olmuyormuş.

Aksu Cafe Giriş Kapısı
Eve döndüğümde eşim uyanmıştı. Belki de sabah gelen telefonla uyandı. “Hidayet duydun mu?” deyin…