ÜNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ : AMA NASIL?


Üniversite sanayi işbirliğini duymayan yoktur, üniversite bilgilerini sanayi de tecrübelerini paylaşarak bir sinerji oluşturacak ve bundan herkes karlı çıkacaktır. Bir zamanların meşhur prensibi kazan-kazan (win-win) durumuna ne de uygun bir durum değil mi? Mantığa biraz sığmasa bile herkes kazanacak, en azından bu karlı işbirliğinin tarafı olanlar kazanacak diğerleri kaybedebilir.

Efendim Üniversite-Sanayi işbirliği aslında Üniversite-Şehir işbirliğinin bir alt kümesini oluşturur. Şehirle münasebeti yoksa üniversitenin muhtemelen sanayi ile de olmayacaktır. Mahallenin bakkalını, fırınını, lokantasını, çay evini bilmiyorsa üniversite unutun siz işbirliği ve herkesin kazandığı o senaryoları. Şehir ve üniversite muhabbet kuramamışsa, şehrin geleceğini önemseyemiyorsa üniversite işbirliği neden olsun ki? Üniversite sanayiyi küçümsüyor ve sanayi üniversite hocalarının bilgisini yetersiz görüyorsa ne olabilir ki, ne yapılabilir ki…

Ortaklık anlamında sıklıkla karşımıza çıkan şöyle bir durum var. Sanayiden birileri halledemediği bir problemin çözümü için üniversiteye gelir. Eğer prensipte anlaşma sağlanırsa en azından danışmanlık ilişkisi kurulur ve çalışma başlar. Çalışmanın başında hoca “ben danışmanım, işin mutfağına girmem sadece uzmanlığım ile size yardımcı olurum” dese bile ona hiç de az para vermeyen sanayici “hocam şu işi de sen yapsan” diye onu kendi elemanı gibi görmeye başlar. İşte orda bir şeyler kopar, ya iş birliği kopar, ya kıyamet kopar ama işler rayından çıkar, belki de raya yeniden girmemek üzere. Bu duruma neden gelinmiştir muhtemelen hoca işin mutfağında bulunmayı sindiremez (ve olmamalıdır da) sanayici ise uzmanlığından yeterince faydalanamadığı (kendilerden veya hocadan kaynaklanan sebeplerle) böyle bir yola tevessül eder. Kısacası Üniversite-Sanayi işbirliğinin küçük bir aşaması olan danışmanlık ilişkisinde bile aşılması gereken, öğrenilmesi gereken şeyler vardır. Galiba üniversite ile sanayiyi vali gibi birilerinin uygun zeminde buluşturması gerekiyor.

Sivas örneğini düşünüyorum da şehir ile üniversite arasında sadece bir köprü var, bu köprü aşılabildikten sonra fazla değil sadece on dakikalık bir mesafede üniversite sanayi ile buluşabilir. Fakat fiziksel mesafelerden daha uzunu sanırım fiziksel olmayan mesafeler, anlayış ve yaklaşım mesafeleri gibi. Aslında Vali bey şehirde bulunan sanayiciye (bunlara esnaf dahil) danışman konusunu zorunlu tutacak, aynı zamanda üniversite de danışmanlık konusunda istekli olacak. Her kuruluşa ilgili bir hoca atanacak. Eğer kuruluş çoksa bir hocaya birden fazla kuruluş atanabilir. Sanayici danışmanı sırtında bir kambur olarak görmeyecek. Gerekirse danışmanlık ücretlerini devlet destekleyecek ve bu ücretler de çok fazla olmayacak. Üniversite bilgi ve görgüsü ile şehrin sanayi ve ticari hayatına şekil verecek sanayi ise öğrencilere staj ve burs başta olmak üzere onlara yardımcı olacak. Bu işbirliği ile ilişkili TÜBİTAK destekleri araştırılıp şehre Ar-Ge yetenekleri kazandırılacak.

Sivas’a ilk geldiğimde üniversite öğrencilerinin bazı okullarda ders verdiğini ilk gördüğümde heyecanlanmıştım. Çok güzel bir proje bu. Önerdiğimiz işbirliği ile bu türden çalışmalar artarak devam etmeli. Sadece sanayici ve ticaret erbabı ile değil üniversitenin valilik, belediye ve devlete ait bütün kurumlar ile de benzer bir ilişkisi olmalı. Üniversite özellikle eğitim anlamında şehre katma değer kazandırmalı. Şehir de üniversiteye daha fazla destek vererek Kayseri örneğinde olduğu gibi üniversitesini büyütmeli. Bu ilişkinin sonunda ne olur: barışık bir üniversite-şehir ikilisi ortaya çıkar, şehre bir heyecan gelir, öğrenci mutlu, hoca mutlu, şehir mutlu olur, bakış açıları düzelir, bütün iller için önemli bir örnek ortaya çıkar, bu ilişki rahatlıkla bir kalkınma projesi halini alabilir.

Nereden başlamak lazım. Tabi ki envanter çalışması ile başlamak lazım. Kimin elinde ne kaynaklar var. En büyük kaynak yetişmiş ve eğitimli eleman olduğuna göre birinci sırada eleman envanteri olmalı. Ardından sırayla şehrin sanayi ve ticaret envanteri ortaya konmalı ve bütün envanter çalışmalarının ardından eşleştirmeler aşamasına geçilmeli. Bu eşleştirmeler kriterlere uygunluk ve tercih esasına göre rahatlıkla yapılabilir.

Bu mini rehber Sivas örneğinde uygulanarak pilot çalışma başlatılabilir. Diğer iller bu örneği gördükçe uygulamak isteyecek olup Sivas bu konuda bilinen ve tanınan bir yer olacaktır. Birçok faydası olabilecek bu çalışma için sadece yetkililerin desteği ve işi yürütecek kişilerin yetkilerle donatılması gerekiyor.

Yrd. Doç. Dr. Hidayet Takcı
Cumhuriyet Üniversitesi
Mühendislik Fak. Öğretim Üyesi          

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜRÜN MESLEK YÜKSEKOKULU

Bilgisayar Mühendislerine ve Bilgisayar Mühendisi Olacaklara Tavsiyeler

Bilgisayar Mühendisliği Oryantasyon Dersi