Konu Mühim sorun BÜYÜK

Bizden öncekiler çok çalışmış, bizim nesil de fena çalışmadı (hala çalışıyoruz) fakat bugünkü nesil sanırım bizler kadar çalışmıyor, belki de çalışıyor ama derinliği olmadan.

Hani bazen okuduklarımız tat verir ya, öylesi zamanlarda hemen dilimize "ne yazmış be" kelimeleri dökülüverir. Halbuki "ne yazmış be" ifadesinden öte "ne düşünmüş be" veya "ne emek vermiş be" demek lazım. Çünkü ne yazı ne de başka bir başarılı eser emeksiz olmaz da ondan. Defalarca taslak çalışması yapılmadan ortaya konan çala kalem yazılardaki hamlık gibi son dönem yapılan bazı çalışmalarda da bunu görmek mümkün. Evet emek, ille emek, sonsuza kadar emek...

Bizim meslekte emek istiyor. Başta problemi anlamak için verilecek uzunca bir emek, sonra problem çözme yolu için disiplinli bir çalışma, düzgün ifadelerle çözümün basamakları ve en sonunda çözümün kodlanması. Doğru yazacak, anlamlı yazacak ve üstüne üstelik çözüme en hızlı yoldan götürecek şekilde yazacağız. Neyi mi? Program kodlarını. Mümkün mü? Az önce dedik ya, bizden öncekiler çok çalışmış (makine dilini bile konuşturmuş pirlerimiz), bizler de fena çalışmadık (makine olmasa bile programlamayı konuşturduk) yeni nesil ne yapıyor... kimisi bütün nesillerin ötesinde ama kimisi de sanrım çağın kolaycılığına kapılmış ve kopyalayıp yapıştırırken düzeltme bile yapmayan türden. 

Kusurun tamamı öğrenci milletinde mi? Evet onlarda dersem yirmi altı yıl boyunca yaptığım işe saygısızlık yapmış olurum. Biz de doktora bitene kadar öğrenci olduk. Kusurun tamamı hoca milletinde dersek de on dokuz yıldır yapmaya çalıştığımız mesleğe ayıp olur. İşin esprisi bir yana kurban pazarlığı gibi biraz oraya biraz buraya yapmak gibi olmasın ama sanırım bu süreçte herkes az veya çok kusurlu. Öğrenci de kusurlu hoca da kusurlu. Bu yazıyı okuyan herkes sanırım kendi payına savunma yapmaya başladı ama kimse kendini yormasın her iki tarafı da iyi tanıyorum. Az önce sunduğum öz geçmiş ve yaklaşık yirmişer senelik emekler bana bu yorumu yapma imkanı veriyor. 

Peki ne yapacağız veya öğrenci ne yapacak hoca ne yapacak?

Öğrencinin yapacağı ilk iş sarsılmaz bir inanca ve taş gibi sabra sahip olacak. Kim ne derse desin başaracağına inanacak ve bunun için her türlü tedbire başvuracak. Hocadan öğrenmeye çalışacak, olmadı kitaplardan, olmadı arkadaşlarından, olmadı eğitim videolarından öğrenecek. Biri olmasa diğeri öğretir. Tecrübe ile sabittir. Eğer konu ağır ise basitleştirilmiş sürümlerden öğrenecek vesselam. Ayrıca; başta kendimiz olmak üzere olmaz dediğimiz nice sınavları şimdi hatırlamıyoruz bile. Okulu bitiremez dediğimiz birçok öğrenci şu an bizden çok kazanıyor v.s. 

Hoca ne yapacak sorusunun cevabını kendisi de hoca olan birinin vermesi hem uygun hem de uygunsuz. Uygun çünkü işin içinde uygun değil çünkü her hocanın kendi şahsına münhasır bir stili olabilir. Stilden bağımsız ve genel ifadeler yazacağım. Kimse üzerine alınmazsa da kendi nefsim için yazdığım düşünülsün lütfen. Bu açıklamadan sonra gelelim konuya. Konu bilgisayar programlama veya bilgisayar mühendisliği ise hocaların ilk işi anlatacakları her şeyin önce teorik alt yapısını en iyi şekilde vermek olmalıdır. Konunun teorisi anlatılırken bilgisayar bilimleri arasında konunun taksonomik yeri belirtilmeli ve konunun başı sonu verilmelidir. Örnek mi istiyorsunuz. Eğer hocamız Veri Madenciliği anlatacaksa veri işlemeden veri analizine veri madenciliğinden metin madenciliğine süreçleri anlatarak veri madenciliğinin konumunu belirgin şekilde anlatmalıdır. Ayrıca; konu yazılımla uzaktan yakından ilgiliyse proje yönetiminden proje tasarımına, proje tasarımından gerçekleştirime hatta kod detaylarına kadar gitmelidir. Liseden çıkıp bizlere gelen öğrenciler bazı konuları bilse dahi mesleki ayrıntılar konusunda sıfır olarak geldikleri için bu bilinçle onlara yaklaşılması lazım. 

Kısacası; popüler kültürün tesiri ile her geçen gün kafa yoran işlerden daha fazla uzaklaşan çocuklarımızı bir de bizler yanlış öğretim teknikleri ile süreçten soğutmamalı ve onları yeniden mesleğe ve çalışmaya ısındırmalıyız. Bunun için; çocuklarımıza daha fazla sahip çıkmalı, onlarla daha fazla empati kurmalı, mesleğimizi en iyi şekilde icra etmeli ve sanatımızı öğretim konusunda sergilemeliyiz. Aksi takdirde mühim konumuzu çözemez büyük sorunumuzu daha da büyütebiliriz. 

14 Temmuz
Sivas  

Yorumlar

  1. Çok güzel bir yazı emeğinize kaleminize sağlık hocam.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜRÜN MESLEK YÜKSEKOKULU

GÜRÜN MESLEK YÜKSEKOKULU HAKKINDA MERAK EDİLENLER

Bilgisayar Mühendislerine ve Bilgisayar Mühendisi Olacaklara Tavsiyeler