Kayıtlar

Şifrelemeye giriş

Resim
Şifrelemenin amacı "gizli mesaj" elde etmektir. Gizli mesaj elde etmenin gerekliliği ise artan saldırılar karşısında bilgi korumayı mümkün hale getirmek ve güvenliğin temel unsurlarından biri olan gizliliği sağlamaktır.  Şifrelemenin geçmişi milattan önce 2000li yıllara kadar dayanır. İlk dönem veya manuel çağ diyebileceğimiz bu dönemde şifreleme kalem ve kağıt ile yerine getirilmiştir. Sezar, Vigenere, Scytale ve Atbash bu dönemin örnekleri arasında yer alır. Özellikle askeri haberleşme ve savunma amaçlı kullanılan ilk dönem şifrelemede en bilinen örnek Sezar şifreleme olup alfabenin belli bir adım ilerletilmesi şifreleme ve belli bir adım geri alınması ile şifre çözme yapılabilmiştir.  Şifrelemede ikinci dönem şifre makinelerinin (cipher machines) kullanıldığı çağı ifade eder. Bu konuda en bilinen örnek Almanlar tarafından geliştirilen Enigma isimli makinedir. Enigma güvenli haberleşme amacıyla kullanılmıştır.  Modern çağa veya son döneme geldiğimizde şifrelemede bilgis...

VERİ BİLİMİ

Resim
Anlatılmaz yaşanır diyebileceğimiz şeylerden birisi hiç şüphesiz veri kavramı. Her birimiz her gün tonlarca veri oluşturur ama veri kavramını çok da anlaşılır şekilde tarif edemeyiz veya anlatamayız. Anlatmaya başladığımızda da gözü kapalı insanların fili tarif etmeye çalıştığı gibi dokunabildiğimiz ve hissedebildiğimiz kadarını anlatabiliriz. Ve eğer bütüne hâkim değilsek bir de inat ederiz kıt tanımlamalarımız konusunda. O nedenle bu yazımda veri nedir diye bir soru sorup da ona eksik tanım yapmak istemedim onun yerine yaşayan veri ya da hayatımızdaki veri üzerinden yazımı derinleştirmek istedim. Sabah uyandığımız andan akşam yatağa girdiğimiz ana kadar hepimiz çeşitli işler yapar ve olaylar yaşarız. Okula gideriz, işe gideriz, çarşıya gideriz, çalışırız ya da gezeriz, ya da evimizde oturur bir şeyler yapar ya da yapmadan vakit öldürürüz. Bütün bunlar içerisinden kaydetmeye değer bulduğumuz şeyleri kaydettiğimiz andan itibaren onlar veriye dönüşür. O zaman veri olmanın şartlarından b...

Yapay Zeka ve Mühendislik

Resim
Makinelerin insanları geçtiği ilk noktalardan birisi hiç şüphesiz hesap makinelerinin icadı idi. Artık insanlardan daha iyi hesaplama yapabilen makinelerimiz vardı. Bunun üzerine hesaplamada dev adımlar atılabilir ve hesaplamaya dayalı işler daha kolay yapılabilirdi. Belki de hesaplamadaki bu başarı nedeniyle çağın icadı bilgisayarlara hesaplayıcı yani computer adı verildi. Computer, hesaplama ile kalmadı programlama yetenekleri ile gelişti de gelişti. Bilgisayarlar sayesinde sınırları belli, deterministik problemlerde harikalar yaratabiliyor ve insanlığı dönüştürebiliyorduk. Hatta kodlamada belli bir aşamaya geldiğimizde "dünyayı bile programlayabiliriz" diye düşünüyorduk. Gelin görün ki dünyanın belirsizlikleri klasik programlamayı dünyanın gerçek problemleri karşısında yetersiz bırakmaya başladı. Sınırları belli olmayan bu belirsizlikler dünyasını programlayabilmek için başka şeylere ihtiyaç vardı ve bu çabaların bir sonucu olarak Yapay Zeka ve Makine öğrenmesini icat etti...

YAPAY ZEKÂ FIRSAT MI TEHDİT Mİ?

Resim
Şu an kullanmakta olduğumuz bilgisayarların emekleme dönemi kadar erken bir dönemde ilk yapay zekâ fikirleri yapay zekâ adlandırmasıyla birlikte konuşulmaya başlanmıştı bile. Hatta kimilerine göre yapay zekâ kavram olarak değilse de işleyiş olarak belki bin yıl öncesinde sahada yer alıyordu. Adı yapay zekâ değildi ama mekanik icatların birçoğunda yapay zekâ ruhu yer alıyordu. İnsan denetimi olmadan insan gibi hareket ediyordu mekanik aygıtlar. Yakın döneme geldiğimizde yapay zekânın sorulara verdiği cevaplar ile insanın verdiği cevaplar karşılaştırıyor ve cevap veren insan mı yapay zekâ mı olduğu Turing testi ile bulunmaya çalışılıyordu. Her ne kadar Turing testi sonucuna göre insan tarafından verilen cevap ile yapay zekâ tarafından verilen cevap ayırt edilebildiyse de günümüzde artık insanların ürettiği metinler ile yapay zekânın ürettiği metinleri çok da ayırt edemiyor durumdayız.  Yine erken sayılabilecek bir dönemde ELIZA sizinle bir insan gibi hatta bir psikolog gibi diyalog...

CUMHURİYET DEMEK

Resim
Yaklaşık her gün Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı kongre binasının önünden geçince, adı Cumhuriyet olan bir üniversitede çalışınca, Cumhuriyetin ilanında katkısı olan bir aileden gelince insan ister istemez Cumhuriyet kavramını uzun uzadıya düşünmeden edemiyor. Evet, Cumhuriyet demek ne demek? Bir kavramı anlatmada en çok tercih edilen yöntem onun kelime anlamından yola çıkmaktır. Hâlbuki ben kelime anlamının yetersiz kalacağını bilerek onu kazanımlarıyla anlatmak istiyorum. Her şeyden evvel Cumhuriyet; uğruna vatan evlatlarının seve seve canını verdiği, ömrünü adadığı ve sonunda ulaştığı kızıl elmadır. Vatan için gidip de gelmeyenlerin, gelip de sevdiklerini bulamayanların, fakirliğin, çilenin sonucu kurulan düzendir Cumhuriyet.    Geç kaldığımız muasır medeniyet yarışına bizi yeniden dâhil eden ve o yarışta önemli mevkilere bizi getiren motivasyondur Cumhuriyet. Cumhuriyet Anadolu’nun bir köyünden çıkıp alın teri dökerek bu ülkenin en önemli kurumlarında ve en ö...

İki yarım bir tam etmez

Resim
Bir bütünün iki parçaya ayrılıp sonra bir araya getirilmesi bütünden bir şey eksiltir mi, miktarından bir şey eksiltmez ama bütünlüğünden eksiltir, iki parçaya bölünen şey bir araya getirilse de o artık bir bütün değildir. Gerçek hayatta da birçok şey böyledir. Örneğin, yarım yapılmış iki iş asla tam yapılmış bir iş etmez, hatta %90 oranında yapılmış iki iş de tam bir iş kadar etki etmez.  Hiç kimse yarım iş yapmak istemez, bununla birlikte belki bilgisizlikten, belki tecrübesizlikten, belki plansızlıktan, belki aşırı hayalcilikten belki de işin ehli olmamaktan dolayı günümüzde maalesef birçok iş yarım kalmaktadır. Bir işi tam bitirememiş insanlar sıklıkla kalkar ve yarım kalan işi bitirebilmek için bir şans daha ister ve ortaya bir yarım iş daha çıkarırlar maalesef. Ondan sonra başlarlar savunma yapmaya: "tamam o işi bitiremedim ama onun yerine üç (yarım) iş yaptım". "Bilmem ne sebepten işi bitiremedim ama o kadar çaba sarf ettim". Bütün bunlar ne dinleyeni ne de s...

Bir Milyon Yazılımcı projesi

Resim
Bilgisayar, bilgisayarcı, bilgisayar programcısı, bilgisayar mühendisi, yazılım, yazılımcı, yazılım mühendisi, bilişim, bilişimci, yönetim bilişimci… listeyi daha fazla uzatıp yazının tadını kaçırmak istemem ama bilişim teknolojileri geliştikçe bu isimler daha artacağa benziyor. Mesela verinin önemi anlaşıldıktan sonra bu listeye veri bilimci unvanının eklenmesi gibi, mobil sayesinde mobil yazılımcı, veri tabanı bilen için veri tabanı programcısı veya yöneticisi hatta veri tabanı uzmanı gibi. İsimler uzar da gider ama hepsi aynı yere hizmet eder “bilgi işlem”. Amacım bilgi işlemi kutsallaştırmak değil ama alanı sanırım en iyi özetleyen kavram bu.   Bu girişin nedeni “Bir milyon yazılımcı” şeklinde gündeme gelen başlık yerine daha uygun bir şey başlık bulunabilir miydi kaygısı elbette. Her ne kadar başlıktan kastedilen şeyi meslekten birisi olarak biz anlıyor olsak ta herkes aynı şeyi anlamıyor olabilir. Neyse ne, belki de bizden daha iyi anlıyorlardır.  Bilgisayar mühe...

Yeni Mezun Bilgisayar Mühendislerine Tavsiyeler

Resim
Uzun bir maraton sonunda nihayet mezuniyet aşamasına geldiniz. Artık hayallerinizi süsleyen o unvana sahipsiniz. Ders yok, ödev yok, sınav yok. Her sınavda hakkınızı yediğini düşündüğünüz hocalarınız da yok artık. Ama mesleğin sorumluluğu var bu seferde üzerinizde. Hatta belki de asıl bundan sonrası zor diyenleriniz olacak. Erkekler askerlik veya yüksek lisans seçeneklerini düşünmeye başlayacak. Kızlar ise yüksek lisans arayışına girecekler. Tabi bir de öğrencilikten bıktığı için yüksek lisans da neymiş diyen olacak. Özellikle son dönemde iyileşen koşullar nedeniyle birçoğunuz Araştırma Görevlisi olabilmek için belki de can atacak. KPSS sınavlarına kiminiz gizli kiminiz açıktan girecek ve devlete girmeye çalışacak. Önemli bir kısmınız özel sektörde iş bulacak, az bir kısmınız da cesaret gösterip kendi işinin patronu olmayı baştan seçecek. Ama herkesin ortaklaşa bir derdi olacak "Biz bu meslekte ne yapacağız!!!". Ülkemizde hemen her üniversite Bilgisayar Mühendisliği ...

GÜRÜN MESLEK YÜKSEKOKULU

Resim
Sivas ilinin şirin bir ilçesidir GÜRÜN. Havası ile suyu ile fakat özellikle de insanı ile hele de okumuş insanı ile dilden dile anlatılır durur. Tarihi yaklaşık olarak Sivas'ın tarihi kadar eskidir. İklim olarak Sivas'ın en ılıman iklime sahip ilçesidir. Başta meşhur Gürün Elması olmak üzere; Dutu, Cevizi, Kayısısı başka bir lezzete sahiptir. Tamamen doğal beslenen koyunu kuzusu sayesinde dönerine doyum olmaz. Denize kıyısı yoktur ama alabalık başta olmak üzere balığın sık tüketildiği bir ilçedir aynı zamanda. İsmet Yılmaz, Hüsnü Yusuf Gökalp, Osman Boyraz, Edip Başer Paşa, Atilla İlhan, Cem Yılmaz ve daha niceleri hepsi Gürün'ün bir değeri bir zenginliğidir. Gürün, doğudan batıya ve kuzeyden güneye yolların kesişim noktasında yer alır. Bunun bir sonucu olarak ulaşım konusunda oldukça avantajlı bir konuma sahiptir. Birisi Suçatı'da olmak üzere Gürün'de çok yoğun trafiğe sahip üç adet dinlenme tesisi bulunmaktadır. Şuğul vadisi ve Gökpınar gölü görülmeye değ...

Bilgisayar Mühendislerine ve Bilgisayar Mühendisi Olacaklara Tavsiyeler

Böyle bir yazı için 19 yıl beklemedim tabi fakat 19 yıl boyunca mesleğin çeşitli aşamalarında görev yaparken gördüklerim, tecrübe ettiklerim bende böyle bir yazı yazma isteği uyandırdı. Hep kod yazacak değiliz ya bazen de sosyal içerikli şeyler yazmak lazım değil mi? Bu arada yazının özellikle kimleri ilgilendirdiğini de ifade etmeme müsaade edin lütfen. Bu yazı; özellikle de lisans eğitimini bu alanda yapmış kişileri ilgilendirir. Böyle bir tercihte bulunmamın nedeni benim tecrübelerim o yönde olduğu için başka da bir sebebi yok.   Bilgisayar mühendisliği tesadüfen kazanılsa dahi tesadüfen başarılabilecek bir bölüm değildir. Diğer alanlarda asla göremeyeceğiniz mantık örgülerine şahit olur ve ciddi şekilde zorlanırsınız. Rahat şekilde eğitim alabilmek için temel iki konu: alana ait yetenekleriniz olmalı ve bu yetenekleriniz ilgi ile sevgi ile desteklenmeli. Diğer türlü ilk engelde - ki bu engel genellikle ilk dönem sizi karşılar – takılır ve daha işin başında kopuş yaşayabili...

MAHREMİYET (PRIVACY)

Amerikalı bir yargıç onu “kişinin yalnız kalma özgürlüğü” olarak tanımlıyor. Yine yasalardaki tariflerinden birisine göre “başkasının etkisi altında kalmadan karar verebilme” imkânı olarak karşımıza çıkıyor. Peki, nedir mahremiyet veya diğer ifadesiyle gizlilik. Bizler için önemi sadece sosyal açıdan değil bilimsel açıdan nedir hızlıca bir bakalım. Konuya taksonomik açıdan yaklaşıldığında iki temel türü var: anayasal mahremiyet ve bilgi merkezli mahremiyet. Anayasal mahremiyet daha çok kişinin kararlarını özgürce ifade edebilmesi veya susma hakkını kullanmasıyla ilgili. Devletler vatandaşlarına bu konuda imkân sağlamakla yükümlü. Mahremiyetin bu sınıfında mahremiyeti sağlayacak olan güç vatandaşların birçok ihtiyacını karşılamakla yükümlü olan devlettir. Bilgi merkezli mahremiyette ise kontrol bilginin sahibi olan kişidedir. Yani kişiler kendilerine ait olan bilgileri/verileri istedikleri şekilde paylaşabilirler. Bilgi merkezli mahremiyet özellikle son dönem yaşanan teknolojik...

BIG DATA NEDİR NE DEĞİLDİR?

Resim
Veri kavramının tanımını ilk duyduğumdan beri bu konuya bir gün olsun duyarsız kalamayan ben eğitim hayatım boyunca da hep bu kavram üzerinde durdum, düşündüm ve çalıştım. Veri yapıları, veritabanları, veri ambarı, veri madenciliği, metin madenciliği, veri keşfi ve veri analizi derken son dönemde bir de büyük veri kavramı ortaya çıktı. Bize de doğal olarak onu anlama ve üzerine çalışma görevi düştü. 1993 yılında tanıştığımız veri kavramıyla ilk münasebetimiz program kodları içerisinde doğru değişken tanımını yapmakla başladı. Atomik değişkenler yetmediğinde veri yapılarının nasıl kullanılacağı ve devamında verilerin dosyalarda ve diskte nasıl organize edileceğini öğrendik ve uyguladık. 1995 yılı Veritabanlarına Giriş dersini alıp da bu alanda çalışmaya karar kıldığım yıl oldu. Bitirme çalışmamız bir Veritabanı uygulaması oldu: Dingil 1. 0. Şu an ülkemizin önemli firmalarında mühendis olarak çalışan arkadaşlarla birlikte yaptığımız bu veri yoğun yazılım ilk ciddi veriye dayalı işim...

Cumhuriyet Üniversitesi ve Sivas

Yıl 1974, Sivas'ın ileri gelenlerinin önderliğinde Sivas'ın ihtiyacı olan bir eğitim kurumu, Cumhuriyet Üniversitesi kuruluyor. Şehir mutlu, şehir umutlu. Cumhuriyet şehrinde ona en uygun isim tabi ki Cumhuriyet olmalı ve oluyor.  Yıllar o kadar çabuk geçiyor ki; üniversite bu yıl 40. yılını kutlamakta. 40 bin civarında öğrencisi, 1000'e yakın öğretim üyesi, bir o kadar da geriye kalan öğretim kadrosu, öğretim görevlisi, araştırma görevlisi, okutmanı v.s. Sadece bir fakültesi bile birçok Üniversiteden daha kalabalık. Sayı tek başına bir üniversite için üstünlük kabul edildiğinde üniversitemiz epeyce iyi durumda ama tabi ki nicelik yerine üniversitelerde nitelik önem kazanıyor.  Örneğin 6000 civarında öğrencisi olan, 15-16 bölümü olan bir dekanlık bu kadar yükü taşıyabilir mi? bu kadar öğretim elemanını, öğrenciyi iyi şekilde koordine edebilir mi? kocaman bir soru işareti. Ayrıca bir üniversite her bölüme bir sürü öğrenci almak ve ondan sonra ona yetişememek ister m...

Bilişim teknolojileri nereye gidiyor?

Başlık çok iddialı mutlaka ama içerik bu konuya sadece benim bakış açımı sunabilecek durumda. Oturduğum yerden gözlediklerimi, gezerek gördüklerimi, hakemlik, izleyicilik, juri üyeliği ve bilirkişilik gibi görevlerden edindiğim bilgi birikimini özet olarak bu yazıda paylaşmak istiyorum. Her şeyden önce benim de yakından ilgili olduğum data mining (veri madenciliği) ve text mining (metin madenciliği) konularının her geçen gün artan önemi beni son derece mutlu ediyor. Bu konularla ontolojik olarak ilişkili olan; doğal dil işleme, duygu analizi, kullanıcı davranışlarının anlaşılması ve web log madenciliği gibi konularda çalışmalarda bolca yer alıyor. Veri analizi çalışmalarına artan ilgi paralelinde veri analiziyle ilişkili veri ambarı ve big data gibi konuları da gündeme getirmiş. İlişkisel ve ilişkisel olmayan veriden insanlar faydalanmak, bunlardan değerli bilgi çıkarmak istiyor. Nispeten daha donanımsal tarafta ise hiç şüphesiz mikroçipler ve rfid kullanımının arttığını g...