Kayıtlar

GÜRÜN MESLEK YÜKSEKOKULU HAKKINDA MERAK EDİLENLER

Resim
Ağustos 2016 tarihinde Gürün Meslek Yüksekokulu'na müdür olduğum günden bugüne ekibimin de destekleriyle "nasıl olur da okulumuzu büyütür ve nasıl olur da daha güzel çalışmalar yapabiliriz" diye düşünmediğimiz gün yoktur. Fiziksel olarak gidemediğim zamanlar da buna dahil olmak üzere devamlı okulla ilgili bir şeyler düşünüyor ve bir şeyler yapmaya gayret ediyoruz. Böyle olması da doğal çünkü bize bir sorumluluk verilmiş ve bu sorumluluğu başta yaradana karşı sorumluluk olmak üzere taşıyoruz şükürler olsun. 
1994 yılında kurulan Gürün MYO hakkında sizler gibi benim de en çok merak ettiğim konulardan birisi öğrenci sayıları idi. Araştırmalar neticesinde bazı bilgilere ulaştım. Buna göre; ilk sene Su Ürünleri programına aldığı 24 öğrenci ile yola çıkan okul ikinci senesinde Bilgisayar Programlama programına da bir o kadar öğrenci almış ve ikinci senesinde öğrenci sayısını üç misli artırmış. İki adet Su Ürünleri sınıfı ve bir adet Bilgisayar Programlama sınıfı bu rakamları …

GÜRÜN MESLEK YÜKSEKOKULU

Resim
Sivas ilinin şirin bir ilçesidir GÜRÜN. Havası ile suyu ile fakat özellikle de insanı ile hele de okumuş insanı ile dilden dile anlatılır durur. Tarihi yaklaşık olarak Sivas'ın tarihi kadar eskidir. İklim olarak Sivas'ın en ılıman iklime sahip ilçesidir. Başta meşhur Gürün Elması olmak üzere; Dutu, Cevizi, Kayısısı başka bir lezzete sahiptir. Tamamen doğal beslenen koyunu kuzusu sayesinde dönerine doyum olmaz. Denize kıyısı yoktur ama alabalık başta olmak üzere balığın sık tüketildiği bir ilçedir aynı zamanda. İsmet Yılmaz, Hüsnü Yusuf Gökalp, Osman Boyraz, Edip Başer Paşa, Atilla İlhan, Cem Yılmaz ve daha niceleri hepsi Gürün'ün bir değeri bir zenginliğidir.

Gürün, doğudan batıya ve kuzeyden güneye yolların kesişim noktasında yer alır. Bunun bir sonucu olarak ulaşım konusunda oldukça avantajlı bir konuma sahiptir. Birisi Suçatı'da olmak üzere Gürün'de çok yoğun trafiğe sahip üç adet dinlenme tesisi bulunmaktadır. Şuğul vadisi ve Gökpınar gölü görülmeye değer en ö…

SİVAS BİLİŞİM AKADEMİSİ

Seyrek şekilde yazmaya çalıştığım fakat sıkı şekilde takip ettiğim Sivas Postası gazetesinde özellikle de ilgimi çeken bir haber veya yazı varsa titizlikle okur ve üzerine düşünürüm. Böylesi bir yazıyı yine gördüm ve yazmak istedim. Konu tam bizim konumuz yani BİLİŞİM. Nasıl bizim olmasın ki aklımızın yetmeye başladığı 90’lı yılların başından bu yana eğitimini aldığımız, eğitimini verdiğimiz, araştırmasını yaptığımız, kafa yorduğumuz, ürün verdiğimiz ve mezara kadar da üzerinde çalışacağımız bir konu bilişim. Bizi bu kadar heyecanlandıran başlık ise Sivas’a Bilişim Akademisi kurulması yönündeki yönlendirici haber. İzninizle konuyu hafif detaya girerek açmak isterim.
Bilişim veya diğer ifadesiyle bilgi ve iletişim üçüncü sanayi devriminin sonuna dördüncü sanayi devriminin de başlangıcına şahitlik eden belki de dördüncü sanayi devrimini hazırlayan en önemli güç. Artık dünyanın global bir köye dönüşmesi olayın boyutunu anlatmaya yetmiyor bilişim için daha çarpıcı örneklere ihtiyaç var,…

Konu Mühim sorun BÜYÜK

Bizden öncekiler çok çalışmış, bizim nesil de fena çalışmadı (hala çalışıyoruz) fakat bugünkü nesil sanırım bizler kadar çalışmıyor, belki de çalışıyor ama derinliği olmadan.
Hani bazen okuduklarımız tat verir ya, öylesi zamanlarda hemen dilimize "ne yazmış be" kelimeleri dökülüverir. Halbuki "ne yazmış be" ifadesinden öte "ne düşünmüş be" veya "ne emek vermiş be" demek lazım. Çünkü ne yazı ne de başka bir başarılı eser emeksiz olmaz da ondan. Defalarca taslak çalışması yapılmadan ortaya konan çala kalem yazılardaki hamlık gibi son dönem yapılan bazı çalışmalarda da bunu görmek mümkün. Evet emek, ille emek, sonsuza kadar emek...
Bizim meslekte emek istiyor. Başta problemi anlamak için verilecek uzunca bir emek, sonra problem çözme yolu için disiplinli bir çalışma, düzgün ifadelerle çözümün basamakları ve en sonunda çözümün kodlanması. Doğru yazacak, anlamlı yazacak ve üstüne üstelik çözüme en hızlı yoldan götürecek şekilde yazacağız. Neyi mi? P…

Bilgisayar Mühendislerine ve Bilgisayar Mühendisi Olacaklara Tavsiyeler

Böyle bir yazı için 19 yıl beklemedim tabi fakat 19 yıl boyunca mesleğin çeşitli aşamalarında görev yaparken gördüklerim, tecrübe ettiklerim bende böyle bir yazı yazma isteği uyandırdı. Hep kod yazacak değiliz ya bazen de sosyal içerikli şeyler yazmak lazım değil mi? Bu arada yazının özellikle kimleri ilgilendirdiğini de ifade etmeme müsaade edin lütfen. Bu yazı; özellikle de lisans eğitimini bu alanda yapmış kişileri ilgilendirir. Böyle bir tercihte bulunmamın nedeni benim tecrübelerim o yönde olduğu için başka da bir sebebi yok.  
Bilgisayar mühendisliği tesadüfen kazanılsa dahi tesadüfen başarılabilecek bir bölüm değildir. Diğer alanlarda asla göremeyeceğiniz mantık örgülerine şahit olur ve ciddi şekilde zorlanırsınız. Rahat şekilde eğitim alabilmek için temel iki konu: alana ait yetenekleriniz olmalı ve bu yetenekleriniz ilgi ile sevgi ile desteklenmeli. Diğer türlü ilk engelde - ki bu engel genellikle ilk dönem sizi karşılar – takılır ve daha işin başında kopuş yaşayabilirsiniz.
H…

MAHREMİYET (PRIVACY)

Amerikalı bir yargıç onu “kişinin yalnız kalma özgürlüğü” olarak tanımlıyor. Yine yasalardaki tariflerinden birisine göre “başkasının etkisi altında kalmadan karar verebilme” imkânı olarak karşımıza çıkıyor. Peki, nedir mahremiyet veya diğer ifadesiyle gizlilik. Bizler için önemi sadece sosyal açıdan değil bilimsel açıdan nedir hızlıca bir bakalım.
Konuya taksonomik açıdan yaklaşıldığında iki temel türü var: anayasal mahremiyet ve bilgi merkezli mahremiyet. Anayasal mahremiyet daha çok kişinin kararlarını özgürce ifade edebilmesi veya susma hakkını kullanmasıyla ilgili. Devletler vatandaşlarına bu konuda imkân sağlamakla yükümlü. Mahremiyetin bu sınıfında mahremiyeti sağlayacak olan güç vatandaşların birçok ihtiyacını karşılamakla yükümlü olan devlettir. Bilgi merkezli mahremiyette ise kontrol bilginin sahibi olan kişidedir. Yani kişiler kendilerine ait olan bilgileri/verileri istedikleri şekilde paylaşabilirler.
Bilgi merkezli mahremiyet özellikle son dönem yaşanan teknolojik geliş…

Bir Öğrencimin Programlama Konusundaki Başarılı Makalesi

2002-2011 yılları arasında yeni adıyla Gebze Teknik Üniversitesi eski adıyla Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde yoğun olarak derslere giriyordum. Bu yoğunluğun nedeni Gebze'de Öğretim Görevlisi olmam dolayısıyla birçok derse girme zorunluluğum idi. O dönem içerisinde kendi bölümümüzde (Bilgisayar Mühendisliği Bölümü) programlama derslerine girdiğim gibi Fizik bölümünün programlama derslerine de giriyordum. Fizik bölümü öğrencileri kendi alanları olmadığı için ve yeteri kadar motive olamadıkları için başarılı olamıyorlar ve ben de durumu düzeltmek için onlara kolaylaştırıcı ödevler veriyordum. Diğer birçok öğrencim gibi Nur Özgen isminde bir öğrencim de benden ödev talebinde bulununca aklıma farklı bir konu geldi ödev konusu olarak. Ondan istediğim ödev programlama ödevi değil Fizik bölümü öğrencilerinin neden programlama konusunda başarısız oldukları konusuydu. Ödev teslim zamanı gelip de ödev gelince gördüm ki öğrencimin tespitleri sadece Fizik bölümü öğrencileriyle ilgili …