18 Ekim 2012 Perşembe

DİPLOMA VS SERTİFİKA


Bu yazımda diploma ve sertifikalar konusunu ele alacak ve konuyu teknik detaylarından çok insani yönüyle ele almaya çalışacağım. Diploma ve sertifika konusunda özellikle üniversite gençliği epeyce bir malumat sahibidir. Kim hangisine daha fazla şans verir bilemem ama eğer diploma ve sertifika birbirine alternatif olarak sunulur bir hale geldiyse kimse kusura bakmasın ben bu alternatiflerden diplomaya çok daha fazla şans veriyorum. Neden mi? Buyurun efendim.

Öncelikle diploma fakir Anadolu çocuklarının da rahatça alabileceği bir belge olup buna karşılık sertifika az veya çok bir ücreti bulunan, dolayısıyla içinde mutlaka ama mutlaka ticari kaygılar taşıyan bir belgedir.

Diploma yıllarca verilen emekler sonrasında ve genellikle hak ederek alınırken sertifikalar kısa bir sürede, para mukabili alınır.

“İyi ama diploma veren okulların kalitesi???” dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız, bazı okulların kalitesi düşük fakat sertifika veren kurumların hepsi de çok başarılı ve matah kurumlar değil.

Sertifika programlarının kalitesi hep konuşulur ama  bazen sertifika programında bir yılda anlatılan konudan fazlasını bir hoca bir derste anlatır.

Diplomanın eğitimde iskelet olduğu yerde sertifika olsa olsa makyaj malzemesi olabilir. Nedeni basit. Lisans diploması olmayan birine birkaç sertifika alın ve sonuçları izleyin isterseniz. Sertifika ancak diploma ile birlikte bir anlam ifade edecektir.

Sertifikaları kutsayan insanlar maalesef ama maalesef bir miktar diplomasını beğenmeyen insanlar gibi geliyor bana. Bazen bizim de başımıza gelmiştir. Lisans eğitimi aldığımız okul çok başarılı bir okul olmadığı için bazı arkadaşlar başka diplomalar ile deyim yerindeyse diplomayı cilalamayı düşünürlerdi. Ama yıllar geçti ve biz nereye gittiysek lisans diplomamız bizimle birlikte gölge gibi peşimizden geldi. Diploma üstüne diploma bile asıl diplomayı gizlemeye yetmiyor. O nedenle; diplomanızı kabullenip, fazla abartmadan üzerine bir miktar sertifikasyon makyajı yapın derim. Ama sakın ola sertifika diplomadan daha iyidir demeyin. Üniversiteniz gerilerde olsa bile.

Tam bu noktada diploma veren okullara da çok önemli bir görev düşüyor. Diploma verme cesaretini gösteren bütün okullar var güçleriyle diplomanın hakkını verecek işleri yapmalıdır. Kendilerine ümit bağlayan, ömrünün en değerli yıllarını eğitime veren öğrencileri mahcup edecek işlerden uzak durmalı ve her zaman gururla taşınacak diplomalar vermelidirler. Dershanelere ve sertifikalara ihtiyaç duymayan bir eğitim sistemi için hepimize büyük görevler düşmektedir.

Parası olanın değil kafası olanın bir yerlere gelebilmesi için herkesin daha rahat ve hak ederek alabildiği diplomalar yeniden değerli hale gelmelidir. Hatta bir işe yerleşebilmek için tek başına diplomalar yeterli olmalıdır. Çok spesifik alanlar için ancak sertifikasyon programları düzenlenebilir fakat genel amaçlı eğitimde okullar görevlerini daha iyi yaparak öğrencilerini dışarıya kaptırmamalıdır.

İmkanları yerinde olan insanlar kadar imkanları iyi olmayan insanların da başarmaya hakkı vardır. Ömrü boyunca bir gün bile dershaneye gitmemiş insanlar ile ömrü dershanelerde geçmiş insanların yarıştığı bir memleketteyiz. Aynı terslik bir tane bile sertifikası olmayan ile sertifikalar içinde yüzen insanlar için de geçerlidir. İmkansızlık nedeni ile sertifika alamayan bir insanın şansı diğerlerinden düşük olmamalıdır. Doğru ve doğal olan eşit olunabilecek ortamlarda yarışın devam etmesidir. Memleketin hayrına olan budur.      

9 Ekim 2012 Salı

Sivas ve Bilişim


Medeni ve bedevi olmak arasında bir tercih yapmaya zorlansaydık hiç şüphesiz çoğumuz medeni olmayı seçerdik, çünkü medeni olmak insan doğasına bedevi olmaktan daha yakın geliyor. Bedevi bir topluluktan medeni bir topluluk inşa eden, Medine şehrini yeniden ihya eden  peygamber efendimiz de bize bu manada önemli bir ipucu veriyor.

Medeniyet ama nasıl? Kökleri mazide, dalları bugünde yaprakları ise yarında bir medeniyet. Dünün gücüyle hem günü hem de geleceği kurtaran bir medeniyet. Hayalci değil, sonuna kadar akılcı, aklı rehber edinen ve bilimi, sanatı ve teknolojiyi birer araç olarak kullanan bir medeniyet. Sanata önem veren, bilimi takip eden ve teknolojiyi üreten bir medeniyet. Nice medeniyetlere beşiklik etmiş Anadolu’nun tarihi öneme sahip güzel şehri Sivas medeni olma konusunda gerekeni bir an önce, somut adımlarla yapmalıdır.

Sanayi anlamında ve buna paralel olarak ekonomik anlamda zayıf olan şehrimiz medeniyet bağlamında da maalesef şu anda istenen durumda değildir. Bilinen bir gerçektir ki bilim ve sanat ekonomiyle genellikle yakından ilişkilidir. Dolayısıyla medeni bir toplumun belki en önemli ihtiyaçlarından birisi ekonomik açıdan daha iyi duruma gelmektir. Buna bağlı olarak bilim ve sanat faaliyetleri hız bulacaktır. Genellikle tarıma ve hayvancılığa dayalı ekonomisi olan şehirde maalesef tarım ve hayvancılığın gerilemesi ve modern yöntemlerin yeterince uygulanamayışı şehri yeni arayışlara itmektedir. Bu arayışlar neticesinde olası bir seçenek Bilişimdir. Birçok şehrin şehir politikası olarak ele aldığı bilişim vakit geçirilmeden Sivas’ta da ele alınmalıdır.

Bilişim ve şehir kelimeleri ile arama yaptığımızda şu anda karşımıza; İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Yalova gelmektedir, en yakın zamanda bu listeye Sivas’ta eklenmelidir ama nasıl?

1.    Valilik bu konuda bir kampanya düzenleyerek bilişim alanında yetkin kişilerin ve kurumların bir envanterini çıkarmalıdır.
2.     Üniversite önderliğinde çalışmalar düzenlenmeli ve bu çalışmalar tarihe bağlanmalı ve böylece çalışmaların sözde kalmaması sağlanmalıdır.
3.    Belediye bu konuyu sahiplenmeli bilişim alanında programlar düzenlemeli. Belediye bünyesinde açılacak kurslarda Temel Bilgi Teknolojileri, Web Tasarımı, Web Programlama ve Programcılık gibi konular verilmeli. Microsoft ve benzeri firmalarla sertifikasyon programları üzerinde anlaşmalar düzenlenmeli.
4.      Şehrin yazılım ihtiyacı şehrin kaynakları ile karşılanmalı.
5.  Şehirdeki öğrenci potansiyeli dikkate alınarak onların enerjisinden faydalanıp, onlara burs imkanları sağlanmalı.
6.   Bilişimle ilgili ulusal konferans ve sempozyumlar desteklenerek Sivas ve Bilişim bir arada daha fazla anılmalı.
7.     Yerel basında bilişim köşeleri oluşturulmalı. Ayrıca, doğrudan Bilişim alanıyla ilgili bir gazete veya dergi çıkarılmalı. Bu çalışma Üniversite bünyesinde de yapılabilir.
8.      Yazılım projeleri yarıştırılarak en iyi yazılımlara ödül verilmeli.
9.      Üniversitenin sürekli eğitim merkezi kanalıyla daha fazla ve yoğun bilişim eğitimi verilmeli.
10.  Veritabanı Programlama, Veritabanı Yönetimi, Sistem Programlama, Elektronik Ticaret, Müşteri İlişkileri Yönetimi, Veri Madenciliği v.b. alanlarda paket eğitimler verilmeli.
11.  Üniversitenin başta Bilgisayar Mühendisliği olmak üzere Bilişim alanıyla ilgili bölümlerinden öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda Bilişim derslerine gönüllü olarak veya bir Avrupa Birliği projesi kapsamında girmeli.
12.  Şehirde düzenlenecek kitap fuarlarına Bilişim alanıyla ilgili yayınevleri davet edilmeli.

Bu ve benzer önerileri artırmak mümkündür. Çalışmaların başarısı için şehrin karar vericileri bu konuda istekli olmalı ve şehrin vizyonunda mutlaka ama mutlaka bilişim konusu dahil edilmelidir. Gerçek anlamda bir birlik ile şehir bunu başarabilecek güçtedir. Yeter ki inanalım ve birbirimize güvenelim.

Bilgisayar Yüksek Mühendisi
Yrd. Doç. Dr. Hidayet Takcı
Cumhuriyet Üniv. Bilgisayar Müh. Böl. Öğretim Üyesi